GELİŞİM DESTEK

BEBEĞİNİZİN GELİŞİMİ HAKKINDA PEK ÇOK ŞEY...

Uzman Psikolojik Danışman Nilcan Kuleli Sertgil

Öğretmek için telaşa gerek yok!

 Anne ve Babalar bebeklerinin beyinlerini şekillendirebilecek birer “heykeltıraş” değildir  (*)

 Öğrenme için  kritik dönemler genellikle deneyim beklentili  beceriler için geçerlidir. Bu beceriler olmadan hayata devam etmenin mümkün olmadığı ya da zor olduğu beceriler, mesela görsel öğrenme becerileri ile  dil becerisi gibidir ...

Diğer becerileri için ise aniden bitiveren kritik dönemlerden bahsetmek doğru değildir, erken dönemde uyaranlarla zenginleştirilmiş ortamlar motor ve duyusal öğrenme için önemli fırsatlar yaratır bununla birlikte bu beceriler için bile fırsat pencereleri yavaş kapanır,  yani kısaca bu ilk yıllarda “öğretme” açısından gereksiz telaşa düşmeye gerek yoktur.

Bu kritik  dönem yaklaşımı  pek çok beceri için ise geçerli değildir, mesela satranç öğrenmek, okuma yazma öğrenmek, jimnastik yapmak vb...  farklı zamanlarda, farklı sürelerde ve seviyelerde öğrenmek mümkündür.

Bir şeyler öğretme telaşına düştüğümüzde genellikle çocuğumuza onun için o an anlamı olmayan ama esas ileride vakti geldiğinde çok daha anlamlı olacak ve daha kolay öğrenilecek şeyleri  vakti gelmeden öğretme hatasına düşüyoruz.

Erken dönemde ve hazır olunmadığında öğretilmeye çalışılan kavramlar (sayılar, renkler, harfler vb) ve beceriler (emekleme, okuma vb) gereksiz kaybıdır ve öğrenme ve öğretme süreci çok daha zordur çünkü öğrenmenin gerçekleşmesi ve güçlü olması için anlam eşlik etmelidir.   Bu da bebeğinizin, çocuğunuzun hazır olmadığı bu işi, şeyi, öğrenmesi gereken kavramı “sevmemesine”, “ yok saymasına” hatta  kendi becerisi ile ilgili tereddüte düşmesine sebep olur.

Hiç görmediği nesnelerin, resimlerinin kelimelerle eşleştirilmesi, sayıların isimleri, renklerin adlarının kartlardan öğretilmeye çalışılması vb gibi etkinlikler  gerçek hayatla birleştirilmediğinde iki yaş altı  bebeklerde tamamen anlamsızdır,

 Sevgili Anne Babalar sakin olun!

 Bebeğiniz  sevgi ve ilgi dolu, onunla konuşan ebeveynlerin varlığında günlük nesneler, olaylar ve kişilerle çevrili “normal” bir ortamda büyüdüğünde “beyin” gelişimi yeterli ölçüde gerçekleşecektir.

 Neyi fazladan yapmalıyız?

Yerine

Temel olarak Nelere dikkat etmemiz  yeterlidir?

 Bebeğiniz için satın aldığınız “şeylere” dikkat edin...

“Beyin gelişimini destekler”,  ibaresi yer alan ürünlere özellikle temkinli yaklaşın, hiç bir ürün ya da programın bu hedefi gerçekleştirdiğine dair bilimsel bir veri yoktur (*)

 Açık fikirli düşünün...

Bebeğinizin ona aldığınız albenili oyuncakla oynaması yerine sizinle etkileşim içerisinde oynadığı basit oyunlardan daha fazla kazanımı olacaktır, bilişsel, motor vb becerilerin yanında duygusal ve  sosyal öğrenme...

 Yeni-yeni,  yenilik sunmak yerine, sakin, yavaş ve tekrarlı oyunlara, okumalara ve izlemelere izin verin.

Tekrarları çok severler ve tekrarla öğrenirler, aynı hikaye, aynı masal, aynı çizgi film, her seferinde yeni bir şey öğrenirler,

(2 yaş üstü) Çizgi film vb. izlerken bol tekrarlı olanları seçin. Beraber izleyin, hangi kavramları sevdi, ilgisini çekti, takip edin ve bu kavramları gün içerisine yayın, onun hayatı ile ilişkilendirin.. İzlediğiniz konuları, okuduğunuz hikayeleri gün içerisinde ona anlatın mesela, yürüyüşte, beslenme zamanında ya da uykudan önce ...

 Ezberlemeden bağlam içinde öğrenmeye  önem verin.

Ezberleme genellikle gerçek öğrenme ile karışır, kartlara bakarak sayıların adını söyleme,  nesnelerin adını söyleme hatta kelimeleri söyleme (okuma değil!) hepsi ezberdir.  Bir beceriyi erken yapmanın uzun vadede genellikle önemi yoktur, mesela okumayı erken öğrenmenin okul başlandığında pek bir önemi kalmaz çünkü kısa sürede herkes okumayı öğrenecektir, tam tersi bilerek gelen çocuk sıkılacaktır. Bağlam içerisinde gerçekleşen yani anlam eşlik eden öğrenme her zaman çok daha güçlüdür.

Değişiklik aramak yerine tanıdık olanla öğretmek...

Sürekli yeni, değişik, ilginç şeylerin peşine düşerek öğretmeyi hedeflemek  hatalı bir yaklaşımdır. Elbette zaman zaman  farklı bir dünyanın kapısı açılabilir ama öğrenmenin hemen yanınızdaki odada, bahçede, komşuda ya da mutfağınızda gerçekleşeceğini unutmayın, sadece bakış açısıdır gerekli olan... malzemeleri kullanma, etkileşimi yönlendirme ve bebeğinizin ilgisini takip etme ve desteklemektir,  hayatınızdaki günlük nesneler, olaylar ve kişilerin gücünü hiç bir zaman azımsamayın, hepsi her zaman bir gelişme ve öğrenme imkanı taşımaktadır...çünkü onlar bizim için gündeliktir ama çocukların gözünde hiçbir zaman sıradan değillerdir, mesela bir terlik, uzaktan kumanda öyle değil mi?

 

(*) Kaynak: “Einstein never used flash cards” , Pasek ve Golinkoff, /RODALE